Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği - TKSD Üyeleri İçin Bilgi Notu

Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi.

24.09.2026

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı İklim Değişikliği Başkanlığı’nın hazırladığı, 16 sektör ve 137 ekonomik faaliyeti içeren Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği 24 Eylül 2026 tarihli ve 33380 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelik, 7552 sayılı İklim Kanunu’na dayanıyor.


2021 yılında yayımlanan Yeşil Mutabakat Eylem Planı kapsamında hazırlanan Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği; hangi ekonomik faaliyetlerin çevresel açıdan sürdürülebilir olduğunu belirlemede yol gösterici olacak. Sanayicilerin uluslararası yeşil finansmandan daha fazla pay alabilmesine katkı sağlarken, piyasada şeffaflığı artırmayı ve “yeşile boyama (Greenwashing)” riskini azaltmayı amaçlayan ortak bir dil ve değerlendirme çerçevesi sunuyor.


Süreçte öncelikle AB Taksonomisi’nde yer alan ekonomik faaliyetlerle başlandı ancak AB Taksonomisi’nden farklı olarak Türkiye Yeşil Taksonomisi’ne ülke yapısı gereği kritik önem taşıyan tarım ve turizm sektörleri de dahil edildi. İlerleyen aşamalarda eklenecek sektör ve ekonomik faaliyetler, Teknik Uzman Grubu ve Türkiye Yeşil Taksonomisi Komitesi çalışmaları ile belirlenecek. Teknik Tarama Kriterleri İklim Değişikliği Başkanlığı’nın resmî web sayfasından duyurulacak. Kriterlerde güncelleme yapılması hâlinde güncel kriterler her yıl 15 Aralık’a kadar yayımlanacak ve izleyen yıl geçerli olacak.

 

Yönetmelik kapsamında ekonomik faaliyetler için:

  • Sera gazı emisyonlarının azaltımı,
  • İklim değişikliğine uyum,
  • Su ve deniz kaynaklarının sürdürülebilir kullanımı ve korunması,
  • Döngüsel ekonomiye geçiş,
  • Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü,
  • Biyoçeşitliliğin ve ekosistemlerin korunması ile restorasyonu

olmak üzere 6 çevresel hedef belirlendi. Bu yapı, Avrupa Birliği Taksonomisi’ndeki altı çevresel hedefle büyük ölçüde paralel bir yaklaşım ortaya koyuyor.


Ek-1’de yer almak, bir faaliyetin yalnızca taksonomiye uygun olduğunu gösterir; tek başına çevresel açıdan sürdürülebilir sayılması için yeterli değildir. Bir faaliyetin taksonomiyle uyumlu olarak nitelendirilebilmesi için üç koşulu birlikte sağlaması gerekir. Bu koşullar “Önemli Katkı”, “Önemli Zarar Vermeme” ve “Asgari Sosyal Koruma” olarak tanımlanmıştır. Yeni düzenlemeye göre, bir ekonomik faaliyetin taksonomiye uyumlu olabilmesi için 6 çevresel hedeften en az birine önemli katkı sağlarken diğerlerine önemli ölçüde zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması gerekecek. 


Önemli katkı ve önemli zarar vermeme değerlendirmeleri İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından yayımlanacak teknik tarama kriterleri üzerinden yapılacak. Asgari sosyal koruma çerçevesi; ILO’nun Çalışma Yaşamında Temel İlkeler ve Haklar Bildirgesi’nde tanımlanan on temel sözleşme, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi, Birleşmiş Milletler İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri ile ulusal çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatını kapsıyor.


Uygun faaliyet ile uyumlu faaliyet arasındaki fark

  • Uygun ekonomik faaliyet: Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan ekonomik faaliyettir. Bu tanım, tek başına faaliyetin çevresel açıdan sürdürülebilir olduğu anlamına gelmez.
  • Uyumlu ekonomik faaliyet: Ek-1’de yer alan uygun bir faaliyetin; çevresel hedeflerden en az birine önemli ölçüde katkı sağlaması, diğer çevresel hedeflerin hiçbirine önemli zarar vermemesi ve asgari sosyal koruma önlemlerine uyması gerekir (Madde 6).
  • Geçiş faaliyeti: Düşük karbonlu ekonomik ve teknolojik alternatiflerin henüz bulunmadığı sektörlerde, en düşük sera gazı emisyon seviyelerine sahip ve düşük karbonlu alternatiflerin gelişmesini engellemeyen faaliyettir.
  • Kolaylaştırıcı faaliyet: En az bir çevresel hedefe önemli katkı sağlanmasını kolaylaştıran, yaşam döngüsü boyunca olumlu çevresel etkisi bulunan ve karbon yoğun varlık kullanımını teşvik etmeyen faaliyettir.


Teknik tarama kriterleri mümkün olduğu ölçüde nicel, doğrulanabilir ve yaşam döngüsü etkilerini dikkate alacak şekilde hazırlanacak. Katı fosil yakıt kullanılan üretim faaliyetleri çevresel açıdan sürdürülebilir faaliyet olarak değerlendirilmeyecek (Madde 11).


Ek 1 kapsamındaki sektörler ve kimya sanayine temas eden faaliyetler

Ek-1; ormancılık, çevre koruma ve restorasyon, imalat, enerji, su temini ve atık yönetimi, ulaştırma, inşaat ve emlak, bilgi ve iletişim, mesleki bilimsel ve teknik faaliyetler, tarım, turizm, sanat eğlence ve rekreasyon, finans ve sigorta, afet risk yönetimi, hizmet ve konaklama faaliyetlerinden oluşan 16 sektörlük bir çerçeve içeriyor.

Kimya sanayini doğrudan ilgilendiren başlıca Ek-1 faaliyetleri şunlardır:

  • Sera gazı emisyonlarının azaltımı ve iklim değişikliğine uyum başlıklarında hidrojen imalatı, karbon siyahı imalatı, soda külü imalatı, klor imalatı, organik temel kimyasalların imalatı, susuz amonyak imalatı, nitrik asit imalatı ve birincil formdaki plastiklerin imalatı yer alıyor. Ek-1’de bu faaliyetlerin bir bölümü geçiş faaliyeti olarak işaretlenmiştir.
  • Döngüsel ekonomiye geçiş başlığında plastik ambalaj ürünleri imalatı ve elektrikli-elektronik ekipman imalatı bulunuyor.
  • Kirliliğin önlenmesi ve kontrolü başlığında aktif farmasötik bileşenlerin veya aktif maddelerin imalatı ile tıbbi ürünlerin imalatı bulunuyor.
  • Kimya şirketlerinin enerji, su, atıksu, atık yönetimi, geri kazanım, binalar, ulaştırma, karbon yakalama, taşıma ve depolama ile yenilenebilir enerji yatırımları da farklı Ek-1 faaliyetleri üzerinden kapsama girebilir.


Bu liste TKSD üyeleri açısından öne çıkan başlıkları göstermektedir. Şirketlerin tüm faaliyet ve yatırımlarını Ek-1’in tamamıyla eşleştirmesi gerekir. Aynı faaliyet birden fazla çevresel hedef altında yer alabilir.


Raporlama Süreci

Yönetmelikte raporlama süreci reel sektör ve finans sektörü için ikili bir yapıda kurgulandı.

Bu kapsamda reel sektörün raporlama usul ve esasları İklim Değişikliği Başkanlığı, finans sektörünün raporlama usul ve esasları ile raporlama şablonları da Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu ve Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından belirlenecek.

Reel sektör için gönüllü raporlama uygulamasında yasal zorunluluk olmayacak ancak bankalardan ve finans kuruluşlarından yeşil finansman talep eden şirketlerden bu Yönetmelik kapsamında raporlama talep edilebilecek.

Yönetmeliğin Ek-1’inde yer alan ekonomik faaliyetlerden en az birini yürüten kurum, kuruluş ve işletmeler İklim Değişikliği Başkanlığı'nın yayımlayacağı şablonlarla gönüllü raporlama yapabilecek.

Zorunlu raporlama; aracı kurumları, yatırım ortaklıklarını, portföy yönetim şirketlerini, bankaları, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketlerini kapsıyor. Bu kuruluşlar 1 Ocak 2029’a kadar taksonomi raporlaması yapmak zorunda olmayacak; zorunlu raporlama bu tarihten itibaren başlayacak.

Raporlamada dikkate alınacak göstergeler ve süreler

Reel sektör raporlamasında, taksonomiye uygun veya taksonomiyle uyumlu ürün ya da hizmetlerden elde edilen hasılatın, yatırım harcamalarının ve işletme giderlerinin toplam içindeki oranları esas alınacak. Ek-1 kapsamındaki faaliyetlerin payı bu göstergelerden herhangi birinde %10’un altında kaldığında, ilgili ekonomik faaliyetin anahtar performans göstergesi rapora dahil edilmeyebilecek.

Raporlar, mali tablo döneminin bitimini izleyen altıncı ayın sonunda Çevrimiçi Taksonomi Yönetim Sistemi’ne yüklenecek ve raporlamanın yapıldığı tarihten önceki yıla ait dönemi kapsayacak. Sisteme yüklenen taksonomi raporlarının kamuoyuna açık olması esas olacak.

Taksonomi geçiş planı raporun tamamlayıcı unsuru olacak. Geçiş planına ve raporların doğrulanmasına ilişkin usul ve esaslar İklim Değişikliği Başkanlığı tarafından belirlenecek.


TKSD üyeleri için ilk hazırlık adımları

  • Teknik tarama kriterleri yayımlanmadan tam bir uyum analizi yapılamasa da uygunluk analizi ve veri altyapısı için hazırlıklara başlanabilir:
  • Faaliyetlerin ve yatırım projelerinin Yönetmeliğin Ek-1’indeki faaliyet listesiyle eşleştirilmesi,
  • Hasılat, yatırım harcaması ve işletme gideri verilerinin faaliyet bazında ayrıştırılması,
  • Teknik kanıt dosyası: Emisyon, enerji, su, atık, kirlilik, biyoçeşitlilik ve iklim riski verilerinin kaynağını, hesaplama yöntemini, sorumlusunu ve doğrulama izini belirleyin.
  • İnsan hakları, çalışma koşulları, iş etiği ile çalışma ve sosyal güvenlik mevzuatına uyum uygulamalarının gözden geçirilmesi,
  • Yeşil beyan kontrolü: Taksonomi uyumu kesinleşmeden ürün, faaliyet veya yatırım için ‘yeşil’, ‘sürdürülebilir’ ya da ‘taksonomiyle uyumlu’ ifadelerinin kullanılmasını iç kontrol sürecine bağlayın.
  • Finansman süreçleri: Bankalar ve yatırımcılarla yürütülen görüşmelerde beklenebilecek veri taleplerini, kredi sözleşmelerindeki sürdürülebilirlik göstergelerini ve mevcut proje portföyünü gözden geçirin.
  • Teknik tarama kriterleri ile BDDK, SPK ve SEDDK tarafından yayımlanacak ikincil düzenlemelerin takip edilmesi.


Uygulamada dikkat edilmesi gereken hususlar

  • Ek-1’de bulunmak, tek başına taksonomi uyumu veya yeşil finansman uygunluğu sağlamaz.
  • Teknik tarama kriterleri yayımlanmadan tam uyum analizi sonuçlandırılamaz; ancak faaliyet eşleştirmesi ve veri hazırlığına başlanabilir.
  • Kamuya açık raporlar ile finansman, reklam ve pazarlama beyanlarının aynı veri ve kanıtlara dayanması, yeşile boyama riskinin azaltılması açısından önemlidir.
  • Raporlama yapanların gerekli bildirim, bilgi ve belgeleri sunmaması hâlinde 7552 sayılı İklim Kanunu uyarınca idari para cezası gündeme gelebilir (Madde 23).



Kaynaklar

Türkiye Yeşil Taksonomi Yönetmeliği ve ekine buradan erişebilirsiniz.

İklim Değişikliği Başkanlığı'nın konu ile ilgili duyurusunu buradan görüntüleyebilirsiniz.


Not: Bu doküman genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Faaliyet bazındaki nihai değerlendirme, teknik tarama kriterleri ile işletmeye özgü veri ve belgeler birlikte incelenerek yapılmalıdır.


Saygılarımızla,

Türkiye Kimya Sanayicileri Derneği