Cefic, (AB) 2024/825 sayılı Direktif kapsamında Responsible Care® logosunun Avrupa’daki kullanımına ilişkin revize kılavuzun nihai halini yayımladı. Kılavuz, logo kullanımında dikkat edilmesi gereken alanları açıklarken, Responsible Care’in uzun vadede daha yapılandırılmış bir doğrulama ve sertifikasyon sistemine doğru geliştirilmesine ilişkin çalışmalar da devam ediyor.
Avrupa Kimya Endüstri Konseyi (Cefic), Responsible Care® logosunun (AB) 2024/825 sayılı Tüketicilerin Yeşil Dönüşüm Konusunda Güçlendirilmesi Direktifi (“Greenwashing Directive”) kapsamında bir “sürdürülebilirlik etiketi” olarak değerlendirilme riskine karşı başlattığı logo kullanım kılavuzu revizyonunu tamamladı.
Bu kapsamda nihai kılavuza buradan ulaşabilirsiniz.
Direktif kapsamında, kamu otoritesi tarafından oluşturulmayan veya Direktifte tanımlanan şartları sağlayan bir sertifikasyon sistemine dayanmayan sürdürülebilirlik etiketlerinin tüketiciye yönelik ticari iletişimlerde kullanımı risk oluşturuyor. Responsible Care’in Avrupa’daki mevcut yapısı ise hâlihazırda bu anlamda bir üçüncü taraf sertifikasyon sistemi niteliğinde bulunmuyor. Bu nedenle Cefic, özellikle tüketiciye yönelik (B2C) iletişimlerde Responsible Care logosunun kullanımından kaynaklanabilecek hukuki riskleri azaltmak amacıyla kullanım esaslarını yeniden değerlendirdi.
Süreç Nasıl Başladı?
Responsible Care logosunun (AB) 2024/825 sayılı Direktif kapsamında yaratabileceği olası riskler 2026 yılı başında bazı ulusal kimya sanayi dernekleri tarafından Cefic’in gündemine taşındı. Konu Cefic’in HSSE, Responsible Care & Supply Chain ve Legal birimleri tarafından ele alınırken, dış hukuk danışmanlığı kapsamında ayrıca hukuki değerlendirme gerçekleştirildi.
İlkbahar 2026’da yürütülen hukuki incelemenin ardından konu Temmuz ayında Cefic Legal Forum’da değerlendirildi. Revize kılavuz taslağı daha sonra ulusal dernekler, AFEM üyeleri ve Responsible Care Network of Experts (RC NoE) başta olmak üzere ilgili paydaşların görüşüne açıldı.
Süreç kapsamında Responsible Care’in Avrupa’daki geleceğine ilişkin 10 Eylül 2026 tarihinde çevrim içi bir toplantı da gerçekleştirildi. Direktif kapsamındaki yeni AB kuralları 27 Eylül 2026 itibarıyla uygulanmaya başlanırken, nihai logo kullanım kılavuzu 8 Ekim 2026 tarihinde Cefic Programme Committee HSSE Responsible Care & Supply Chain tarafından onaylanmıştır ve 16 Ekim 2026 tarihinde Cefic'in RC temsilcileri ağıyla paylaşılmıştır.
TKSD Sürece Nasıl Katkı Sağladı?
Cefic’in ulusal derneklerden revize kılavuza ilişkin görüş talep etmesi üzerine, TKSD tarafından taslak kılavuz ve konuya ilişkin hazırlanan Bilgi Notu üyelerimizle paylaşılmış; ayrıca taslak değişikliklerin mevcut logo kullanımlarına olası etkilerinin ve üyelerimizin uygulamaya ilişkin görüşlerinin belirlenebilmesi amacıyla üye anketi gerçekleştirilmiştir.
Üyelerimizden alınan geri bildirimler TKSD’nin kendi değerlendirmeleriyle birlikte ele alınarak Cefic’e resmi görüş olarak iletilmiştir. TKSD görüşünde; tüketiciye yönelik yanıltıcı sürdürülebilirlik veya sertifikasyon algısı yaratabilecek kullanımların önlenmesi desteklenirken, kurumsal ve profesyonel iletişimlerde getirilecek kısıtlamaların orantılı, açık ve uygulanabilir olması gerektiği vurgulanmıştır.
Sürecin başlangıç aşaması, taslak kılavuz ve üyelerimize yönelik görüş anketi hakkında daha ayrıntılı bilgiye “Responsible Care Logosunun Kullanımına İlişkin Kılavuz Revizyonu” başlıklı önceki duyurumuzdan ulaşabilirsiniz.
Cefic’in daha sonraki aşamada ulusal derneklerden kendi ülkelerindeki mevzuat çerçevesine ilişkin bilgi talep etmesi üzerine, TKSD tarafından Türkiye’de çevresel beyanları düzenleyen mevcut mevzuat da incelenerek Cefic’e bilgi sunulmuştur.
Nihai Kılavuz Ne Öngörüyor?
Cefic’in yayımladığı nihai kılavuz, Responsible Care logosunun kullanımını iletişimin hedef kitlesi, amacı ve bağlamı çerçevesinde değerlendirmektedir.
Kılavuza göre Responsible Care logosunun özellikle;
- ürün ambalajlarında veya ürün sertifikasyonu izlenimi yaratacak şekilde,
- belirli ürünlerin reklam, pazarlama veya dağıtım materyallerinde,
- teknik spesifikasyonlar, güvenlik bilgi formları ve benzeri ürün dokümanlarında,
- tüketicilere bir işletme, süreç veya ürünü tanıtan iletişimlerde,
- üye olmayan kuruluşlar tarafından veya değiştirilmiş bir biçimde
kullanılmaması öngörülmektedir.
Buna karşılık, ilgili ulusal mevzuatın daha kısıtlayıcı hükümler getirmediği durumlarda logo; profesyonel kullanıcı ve yatırımcılara yönelik iletişimlerde, belirli kurum içi iletişimlerde, zorunlu kurumsal raporlarda, yetkili makamlara sunulan raporlarda ve bazı B2B kullanım alanlarında belirli şartlarla kullanılabilecektir. Açık erişimli internet sayfaları gibi tüketiciler tarafından da görülebilen alanlarda ise kullanımın tüketiciye yönelik iletişim olarak değerlendirilme riski bulunduğu özellikle belirtilmektedir.
Kılavuz ayrıca, logo kullanıldığında Responsible Care’in bir şirket veya ürün sertifikasyonu olduğu izleniminin yaratılmamasını; programın gönüllü niteliğinin ve şirketin Responsible Care Charter’a yönelik taahhüdünün açıkça anlatılmasını ve gerektiğinde daha ayrıntılı bilgiye yönlendirme yapılmasını tavsiye etmektedir.
Logo Görseline İlişkin Değişiklikler
Bir diğer önemli değişiklik logo görünümüne ilişkindir.
Cefic;
- Responsible Care logosunun yeşil renkte kullanılmamasını,
- “Driving Safety & Sustainability” sloganını içeren tam logo versiyonundan kaçınılmasını ve
- mümkün olan durumlarda yalnızca ellerden oluşan (“hands-only”) logo versiyonunun kullanılmasını
tavsiye etmektedir.
Logo kullanımının uygun olmadığı veya belirsizlik yaratabileceği iletişimlerde ise Responsible Care girişimine logo kullanılmaksızın normal metin içerisinde atıfta bulunulması mümkün olmaya devam etmektedir. Bu durumda da Responsible Care’in bağımsız bir üçüncü taraf sertifikasyonu olduğu izlenimi yaratılmaması ve girişimin ne anlama geldiğine ilişkin açıklayıcı bilgi sağlanması gerekmektedir.
Türkiye’deki Şirketler Açısından Ne Anlama Geliyor?
Türkiye bir Avrupa Birliği Üye Devleti olmadığından, (AB) 2024/825 sayılı Direktif Türkiye’de doğrudan uygulanmamakta ve Direktif Türk hukukuna resmî olarak aktarılmış bulunmamaktadır. Bununla birlikte Türkiye’de yerleşik olmak, AB pazarına yönelik tüm iletişimleri Direktif kapsamı dışında bırakmamaktadır.
Cefic kılavuzunda, AB’deki tüketicilere yönelik bir iletişimin şirketin hangi ülkede yerleşik olduğundan bağımsız olarak Direktif kapsamına girebileceği açıkça belirtilmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de yerleşik Responsible Care üyesi şirketlerin AB tüketicilerine yönelik iletişimlerinde, iletişimin hedeflendiği ülkedeki ulusal uygulamaları da dikkate almaları önem taşımaktadır.
Cefic kılavuzu Avrupa düzeyinde genel bir rehber niteliğindedir ve ulusal uygulamaların daha kısıtlayıcı olabileceğini ayrıca vurgulamaktadır. Örneğin Fransa’da ulusal uygulamanın yalnızca B2C değil, belirli B2B iletişimleri de kapsayabilecek şekilde daha geniş yorumlandığı belirtilmektedir.
Türkiye’de ise çevresel beyanlar hâlihazırda başta 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği ve Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz kapsamında düzenlenmektedir.
Bu nedenle üyelerimizin Responsible Care logo kullanımını değerlendirirken hem iletişimin hedef kitlesini ve kullanım alanını hem de iletişimin yöneldiği ülkenin ilgili mevzuatını dikkate almaları önem taşımaktadır.
Responsible Care’in Geleceği: Sertifikasyona Doğru
Nihai logo kılavuzunun yayımlanması sürecin sonu olarak değil, Responsible Care’in Avrupa’daki geleceğine ilişkin daha uzun vadeli çalışmaların bir parçası olarak değerlendirilmektedir.
Cefic’in 14-15 Ekim 2026 Responsible Care Leadership Group (RCLG) toplantısında paylaşılan değerlendirmelerde, kısa vadede logoya ilişkin hukuki risklerin mevcut kullanım tedbirleriyle yönetilmesi; uzun vadede ise Responsible Care için güvenilir ve uygulanabilir bir Avrupa sertifikasyon modelinin geliştirilmesi yönünde çalışmalar yürütülmesi öngörülmektedir.
Bu kapsamda ortaya konulan yaklaşım üç temel aşamadan oluşmaktadır:
- Mevcut riskin azaltılması: Uzun vadeli çalışma tamamlanana kadar logo kullanımına ilişkin ihtiyati tedbirlerin uygulanması.
- Sertifikasyon modelinin değerinin ve uygulanabilirliğinin test edilmesi: Şirketlerin beklentilerinin ve sertifikasyona katılım motivasyonlarının değerlendirilmesi.
- Yeni sistemin oluşturulması: Şirketler ve ulusal derneklerin temsil edileceği bir uzman çalışma grubu aracılığıyla sertifikasyon modelinin tasarlanması.
Yeni modelin “ilave yük değil, ilave değer” yaratması; ISO 14001, ISO 45001, ISO 50001 ve ISO 9001 gibi mevcut yönetim sistemi sertifikasyonlarını dikkate alması ve hâlihazırda kullanılan Responsible Care Self-Assessment Tool üzerine inşa edilmesi öne çıkan tasarım ilkeleri arasında yer almaktadır.
TKSD de Cefic’e ilettiği değerlendirmelerde, daha yapılandırılmış bir doğrulama veya sertifikasyon modelinin Responsible Care’in güvenilirliğini ve tutarlılığını güçlendirebileceğini değerlendirmiş; ancak böyle bir sistemin özellikle KOBİ’ler açısından aşırı maliyet veya idari yük yaratmamasının ve şirketleri Responsible Care’e katılımdan uzaklaştırmamasının önemli olduğunu vurgulamıştır.
RCLG kapsamında ayrıca Responsible Care’in küresel çerçevesinin modernize edilmesi; Self-Assessment Tool’a dayalı olgunluk yaklaşımının güçlendirilmesi, KPI raporlamasının geliştirilmesi ve mevcut ISO/EMS sistemleriyle daha güçlü bağlantı kurulması yönündeki çalışmaların 2027 çalışma planında ele alınması öngörülmektedir.
Cefic Policy Horizon Webinarı – 26 Ekim 2026
Cefic, Responsible Care logosunun Avrupa’daki kullanımına ilişkin yeni kılavuzu ve güncel gelişmeleri ele almak üzere 26 Ekim 2026 tarihinde saat 14:00-15:00 CET’de özel bir Policy Horizon webinarı gerçekleştirecektir.
Webinarda, (AB) 2024/825 sayılı Direktifin Responsible Care logosuna etkileri, yeni kılavuz kapsamında logo kullanımına ilişkin güncel yaklaşım ve Avrupa’daki uygulamaya yönelik hususlar ele alınacaktır.
TKSD tarafından daha önce üyelerimize toplu e-posta ile duyurulan webinara katılmak isteyen üyelerimiz kayıt formuna buradan ulaşabilir.
Bilgilerinize sunarız,
TKSD
*Bu içerik yalnızca TKSD üyelerinin kullanımına yöneliktir. İçerik, TKSD’nin yazılı onayı olmaksızın üçüncü kişilerle paylaşılmaz, kısmen veya tamamen çoğaltılmaz ve kamuya açık mecralarda yayımlanmaz.