Sürdürülebilirlik Kriterleri, Biyokütle Kaynaklı Ürünlere Yönelik Talebin Artırılmasına Katkı Sağlayabilir

Cefic, pazar talebini teşvik edici önlemlerle ilişkilendirilen ürünlerde kullanılan biyokütle için AB genelinde geçerli bir sürdürülebilirlik çerçevesi oluşturulması çağrısında bulunmaktadır.

18.09.2026

Enerji verimliliği, elektrifikasyon ve döngüselliğin yanı sıra biyoekonomi de sanayinin dönüşümünde ve AB’nin iklim hedeflerine ulaşılmasında kilit bir rol oynayabilir. Rekabetçi bir dönüşümün sağlanabilmesi için sürdürülebilir biyokütle bazlı ürünlere yönelik pazar talebinin artırılması giderek daha acil bir ihtiyaç hâline gelmektedir. Avrupa Komisyonu yaklaşan Biyoteknoloji Yasası II’yi ve daha geniş kapsamlı girişimleri hazırlarken, Cefic de pazar talebini teşvik edici önlemlerle ilişkilendirilen ürünlerde kullanılan biyokütleye yönelik AB genelinde bir sürdürülebilirlik çerçevesi oluşturulması çağrısında bulunmaktadır.


Biyokütleye yönelik sürdürülebilirlik kriterleri, çevresel bütünlüğün korunmasını sağlayarak ve biyokütle kaynaklı değer zincirlerinin gerçek, ölçülebilir ve doğrulanabilir sera gazı emisyonu faydaları sunduğunu güvence altına alarak gelecekteki pazar talebini teşvik edici önlemleri destekleyebilir. Bu kapsamda, ürünlerde önceden belirlenmiş bir miktarda biyokütle kaynaklı içerik bulunmasını zorunlu kılan olası ürün düzeyi içerik hedefleri de yer almaktadır.


Sürdürülebilirlik çerçevelerinin önemi, Cefic’in yakın zamanda düzenlediği Building the bioeconomy: setting targets to stay on target başlıklı etkinlikte de vurgulandı. Konuşmacılar ve panelistler, pazar talebini teşvik edici önlemlerin biyokütle kaynaklı ürünlere yönelik talep yaratılmasına katkı sağlayabileceğini; ancak değer zinciri genelinde güvenilirlik, mevzuat açısından öngörülebilirlik ve yatırım güveni sağlanabilmesi için açık ve uygulanabilir sürdürülebilirlik kriterlerinin büyük önem taşıdığını belirtti.


Enerji uygulamalarında kullanılan biyokütle için sürdürülebilirlik gereklilikleri hâlihazırda mevcut olmakla birlikte, ürünlerde kullanılan biyokütle için bugün AB genelinde geçerli eşdeğer bir çerçeve bulunmamaktadır. Bu durum, gelişmekte olan biyokütle kaynaklı değer zincirlerine yatırım yapan şirketler açısından belirsizlik yaratmakta ve Tek Pazar’ın parçalanması riskini beraberinde getirmektedir.


Bu boşluğu gidermek amacıyla Cefic aşağıdaki hususları önermektedir:

  • Ürünlerde kullanılan biyokütle için ayrı bir çerçeve oluşturmak yerine, Yenilenebilir Enerji Direktifi’nin mevcut sürdürülebilirlik kriterlerinin temel alınması.
  • İzlenebilirliği sağlamak ve idari yükü azaltmak amacıyla mevcut ve güvenilir sertifikasyon sistemlerinin kabul edilmesi.
  • Biyokütle kaynaklı ürünlerin iklim açısından sağladığı faydaların değerlendirilmesi için güçlü yaşam döngüsü temelli sera gazı hesaplama metodolojilerinin uygulanması.
  • Sürdürülebilirlik gerekliliklerinin karşılanması koşuluyla, inovasyon ve yatırımların desteklenmesi amacıyla geniş kapsamlı hammadde uygunluğunun korunması.


AB genelinde uyumlaştırılmış bir yaklaşım, mevzuat açısından öngörülebilirlik sağlayacak, Tek Pazar’da parçalanmanın önüne geçecek ve yenilikçi biyokütle kaynaklı değer zincirlerinin ölçeklendirilmesine katkıda bulunacaktır.


Sanayi Hızlandırma Yasası (IAA) ve gelecekteki Biyoteknoloji Yasası II hakkındaki görüşmeler devam ederken, biyokütleye yönelik açık sürdürülebilirlik kriterlerinin oluşturulması; yatırım, inovasyon ve endüstriyel ölçekte uygulama için gerekli koşulların sağlanmasına katkıda bulunabilir.


Cefic’in “Biyokütle için Sürdürülebilirlik Kriterleri” başlıklı Pozisyon Belgesini buradan indirebilirsiniz.



KAYNAK